SUZİ'nin gönül bahçesi

  • 3/2/2006 - APARTMANIMIZ VE HIRSIZLARIMIZ
  • Kategori: yazilar

    Yaklaşık altı sene oldu bu apartmana taşınalı

    Çok tuhaf bir yer burası.Sanki Türkiye’de bir konut değilde yurt dışında

    ya da ayrı bir dünyada oluşturulmuş bir yapı.Nasıl mı ???

    Anlatayım….

    Taşındığımız gün herkesi camlarda gördüm, acaba kimler,kaç kişilik bir aile,

    kaç çocuklu,ne eşyası var vs gibi bakışlar sürekli üzerimizdeydi

    Zaten ilk ve tek  görmüş oldum tüm apartman sakinlerini o gün.

    Altı senedir oturuyorum bu binada.Burası on dört daireden oluşan bir apartman.

    Ve hiç biri bir diğeriyle ilgili bir şey bilmez burada.Bazı istisnalar hariç.

    Bazı daire sakinleri eşleriyle  birlikte çalışıyorlar.Sabahları

    çocuklar okula eşler işe.Koca semtte sanırım bizim apartman gibi

    Bir apartman yoktur.Çevrede en çok hırsızlık yapılan tek binadır burası.

    Bir daireye birkaç kez girer hırsız.

    Kimsenin kimseden haberi yok .

    Tek hırsızın uğramadığı daire bizimkiydi.Ve geçen yaz bizede uğradılar sağolsunlar.

    Hem de üç kere.Birincisinde ne alarm vardı ne de kapı çelikti.

    Mobilya bir kapı, kırılmış koridorun ortasında yatıyor,belli ki iki kişiymişler.En az yarım saat kalmışlar sanırım.yeni yıkadığım halılarım çamur içinde kalmıştı.Apartmanın önünde mahalle sakinleri halı yıkıyormuş,öğlen 12 suları binaya giren iki kişi altıncı kattaki bizim daireyi seçmiş.Oldukça rahat bir şekilde kapımızı kırıp,aklınıza gelen her yeri allak bullak ederek değerli bir şey aramışlar.Aldıkları ve çok üzüldüğüm tek şey olmuş.Büyük kardeşimin asker dönüşü hediye ettiği gümüş takı setim(((

    İyi ki de altın sevmiyorum, yoksa hiç şansı yoktu gitmişti hepsi.Öğlen 12  de olan bu olay akşam 16 30 da fark ediliyor üst kattaki komşumun 12 yaşında olan kızı tarafından ve polis aranıyor,annem geliyor,mahalle toplanıyor,binadan 2 bayan komşum geliyor vs vs

    Akşam 20 30 da ben geliyorum.Hiçbir şeyden haberim yok.Kalabalıktan apartmana giremiyorum neredeyse.Allah biliyor ya birisi vefat etti diye düşündüm bir an.Üst katlara çıktıkça adımı duymaya başladım.İlk aklıma gelen oğlum oldu((

    Deliye döndüm tabi habersiz her şeyden.Neyse ki hırsız girdiğini anladım da rahatladım biraz.

    Evin içi tanınmaz haldeydi,aklımın ucundan bile geçmeyen yerlerde para vs aramışlar.Mutfak dolabındaki boş tencereleri bile tek tek açıp bakmışlar,kirli sepetini dökmüşler,minik ahşap bir sandığım vardı takı koymak için ,onun içindeki kadifeleri söküp altına bakmışlar,çocuğun odası bizim oda ve salon tanınmaz halde.Bütün evi topladım ve temizliğe başladım ki 22 30 da  Polis geldi ve bize söylediği aynen şuydu ''evi neden topladınız''şikayetçi değiliz deyip gönderdik polisleri....

    Bu olaydan sonra kapıya alarm taktırdık.

     

    İkinci hırsızımız yaklaşık 1 ay sonra ziyarete gelmiş.Kapıyı açmış fakat alarmı duyunca korkup kaçmış.Akşama kadar çalan alarmın pili bitmiş ve yine binadan kimse ne bu ses diye bakmamış bile.Eve geliyorum kapı yontulmuş,alarm can çekişiyor ve evimin kapısı aralık(((

     

    Aradan yaklaşık üç ay geçiyor.Bir cumartesi sabahı,kayınvalide  de bizde o gün, sabah 6 30 uyuyoruz.Yarım saat sonra kalkıp kahvaltı hazırlayacağım ve işe gideceğiz.

    Telefonun sesine uyandım,arayan istisna olan karşı komşum.Fısıltı ile konuşuyor''Suzi kapınızda hırsız var ,önce bizim kapıyla uğraştı şimdi size geçti çabuk bakınnnnnn.''Ben uyku sersemi eşime söyledim ve biz anahtarı çevirip kapıyı açana kadar iki hırsız çoktannn kaçmışlardı bile.

     

    İşte budur.on dört dairelik binanın hırsızlık öyküsü, benimkiler bu kadar.Haaa bu arada dairesine beş kere hırsız giren komşularımızda var .

    Özellikle yeni evli çiftler var ki herşeyleri çalınmış.Çok üzülmüştüm onlara.

    ilk hırsızlık olayımız olduktan sonra işyerimde çalışan bayan arkadaşa anlattım durumu.Özellikle halılarımın haline yakındım.Bana ''çok şanslısın ,kuzenimin evine girdi hırsız, yeni evliydiler o zaman,bütün eşyanın en pahalısını aldılar özenerek'' diye anlatmaya başladı.Evlendikten hemen sonra tüm ziynet eşyalarını bankaya yatırmışlar.Ziyarete gelen hırsız değerli birşey bulamayınca inanılmaz bir şey yapmış.Evin ortasına pisleyip duvarlara ve tüm eşyalara sürmüş  öğğğğğğğğğğğğ.Yazarken bile midem kalktı.Evin tüm eşyasını atmışlar.Gerçekten de ben çok şanslıyım.

     

    Bizim apartmanımızın durumu bu işte.

    Eeee herkes buranın nasıl bir hayaletler apartmanı olduğunu biliyor.Ve sık sık ziyaret ediyorlar.Nasılsa gören kapısını kapatır bizde rahat işimize bakarız diye.Anlayacağınız burası ayrı bir gezegen Türkiye’de bir apartman değil.Nerdeee o komşuluklar.Eski oturduğum evlerdeki komşularımı çok özlüyorum...

                                       Suzan ÖZKOÇ

    Yorum ( 54 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 2/2/2006 - SENDEN AYRI DÜŞELİ
  • Kategori: siirler

    Eşini yitiren ceylan gibiyim

    Yarim senden ayrı düştüm düşeli

    Yolumu kaybetmiş kervan gibiyim

    Yarim senden ayrı düştüm düşeli

     

    Akşam olup başlayınca karanlık

    Gece yargıç olur,ben ise sanık

    Bana inanmazsan,bağlamam tanık

    Yarim senden ayrı düştüm düşeli

     

    Çoğaldı dertlerim sayamıyorum

    Sana sitemim var kıyamıyorum

    Serseri mayınım dolanıyorum

    Yarim senden ayrı düştüm düşeli

     

                  Behram ALTUNAL

     

     

    Yorum ( 6 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 31/1/2006 - GÜM GÜM DE GÜM GÜMMM
  • Kategori: yazilar

    Allah’ım daha fazla nasıl dayanacağım bilmiyorum.Öldürecek beni bu ses sonunda.Olmaz bu kadarı da olamazzzzz.

    Sesin geldiği yer işyerimin bir üst katı.Bina yönetmeliğine göre hafta içi mesai saatleri tadilat yapmak yasak.Cumartesi öğlen ikiden sonra ve Pazar günü yapılabilir bu tür işler.Ama kime söylüyorsun ki(((

                            Efendim malum memlekette ki en ufak kriz en başta tekstili etkiliyor.

    Yani büyüklerden biri grip olsun tekstil can çekişiyor adeta.Ve her sezon sonu da firmalar birer ikişer kapanıyor.Acımasız güçlü tekstil firmalarının söylediğine göre’’çok iyi oluyor çokkk,ayağımızın altından çekiliyorlar teker teker’’ben inanılmaz üzülüyorum bu duruma.

    Kapanan firmalardan üç beş kişi işsiz kalırken büyük firmalar bunu düşünmüyor da,onların rızkı kesilince kendi rızklarının artacağının hesabını yapıyor.Yazık işsiz insanların evlerindeki yavrularına…

                Yine sezon sonu ve benim üst katımdaki firma kapattı.Devir alan yeni firma bir haftadır tadilat yapıyor üst katta.Dayanılmaz kırıp dökme ,sökülme ve matkap sesi.

    Bina yöneticimiz şartları söylemiş yeni kiracılara ama kim duymuş ki.Arada ben heba oldum arkadaşlar.Sabahın dokuzundan akşamın altı buçuğuna kadar tepenizdeki bu sesi düşünün.Baş ağrısı dayanılmaz hal alıyor ,normal ben 2 novaljin içerdim ama yapamam,yasak ilaç bana bilinen bir gerçek.Peki o zaman dedim kendi kendime çık yukarı ve konuş(katlanamadığım ağrı bağır, çağır,gerekirse durdur ,ağla sızla )dedi ama..

    Ben başımı ovup bunları düşünürken birden ses kesildi.Yaklaşık on dakika .Nasıl sevindiğimi ve hafiflediğimi anlatamam size.Veeeeee  gır gır gır gırrrrrrrr((((ofisin kapı eşiğinde duran mermerin delindiğini hissettim.Yok canım dedim kendi kendime abartıyorsun.Ama kapıyı açtığımda abartmadığımın farkına vardım.((

    Kafasında tozdan rengi belli olmayan bere,ağzında dudağının yanından içmeye çalıştığı sigarası bitmiş ,üstü başı boya alçı olmuş esmer bir adam.Elinde Rambo gibi tutmuş matkapı bizim mermeri deliyor.O an ilk düşündüğüm adamın kafasını o mermere gömmek oldu…

    Büyük bir sabırlılık göstererek ‘’hayırdır bizim katada mı indiniz’’ dedim ‘’evet abla,telefon kablosu çekiriz ‘’dedi sırıtarak.Yok böyle bir şey adam sanki kapımın önünü delmiyorda parodi yapan birini izliyor ya…

    ‘’Bir haftadır sayenizde işyerimden soğudum,telefonla konuşurken müşterimin sesini duyamıyorum,ne zaman bitecek bu tadilatınız ??’’

    ‘’Birkaç günde bitiririz abla’’UMARIM …UMARIMMMMMMM......

    Umarım gelen gideni artık aratmaz….

                                    Suzan ÖZKOÇ

     

    Yorum ( 16 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 30/1/2006 - Kokoreç partisi...
  • Kategori: yazilar

    Eski günlerim geldi birden aklıma.

    Yaklaşık bir haftadır hayatımızı zorlaştıran kar yağışı sebebiyle işe oğlumla beraber gidip geliyorum. Malum düşme korkusu. Sağ olsun oğlum destek oldu bana dört gün(arada, of anne senin yirmi kilonu sanki ben taşıyorum diye şikayet etse de)

    Cuma günü her sabah yaptığımız gibi evde kahvaltı yaptık, çıktık.

    Yol yaklaşık yarım saat sürüyor ve işyerine gelmeden börekçimize uğradık(obur benim ikinci kahvaltım için)epeyce börek çeşidi yaptırdıktan sonra şükür işyerine düşüp kalkmadan ulaştık.

    Çayı demledim ve sırada börekleri yemek vardı. O börek kokusu bana bir an kokoreci hatırlattı(ne alaka ama öyle koktu işte)bitirdik kahvaltımızı ve saat 11 30 civarı işyerine yakın kokoreççiyi aradık(((telefon cevap vermiyor. Adam ne bilsin hamile, obur biri sabahın 11 30 unda canı kokoreç ister diye. Yok, ama dayanılır gibi değil kokoreç de kokoreç.

    Neyse çare yok akşamı dar ettik. Eve yakın bir sakatatçımız var(ki bu lafı her söylediğimde gülerim neden sakatat, neden başka bir isim değil de sakat at ))))soluğu orada aldık. İki kilo kokoreci kuşbaşı doğrattırıp, markete domates ve biberini almaya ,fırına özel sandviç ekmeğini almaya ve o yokuşta düşme korkusu olmadan eve ışık hızıyla.

    Aklıma arkadaşım Aynur ve küçük kardeşim geldi(büyüğü de çok sever ama gelmesi çok zor sabaha karşı işten dönüyor)hemen aradım onları da KOKOREÇ PARTİSİ VAR diye.

    Sanırım yaklaşık bir saat sonra hazırdı servise. Herkes geldi ve parti başladı. Dünyanın en obur insanı ben ne kadar yedim bilmiyorum ama soda bulmak için can çekiştiğimi hatırlıyorum))))

     

    Ufak bir not: oğluma hamileliğim boyunca Anadoluhisarı’nda kokoreççilik yaptım. Bir büfemiz vardı döner, kokoreç vs her şey yapardık orada. Son dokuz ayımda orada geçmişti, o zaman kolaydı tabi hazır elinin altında al ekmeğin arasına ye. Zor oluyor evde pişmesini beklemek ama süperdi doğrusu. Seven arkadaşlar varsa bilgim olsun bir gün sizi de davet edeyim başka bir kokoreç partisine)))

     

                                       Suzan ÖZKOÇ

    Yorum ( 10 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 26/1/2006 - Hüzün geldi
  • Kategori: siirler

    Türküler bitti

    Halaylar durdu

    Horonlar durdu

    Al damar,mor damar,

    Şah damar sustu

    Bahçeler put kesildi birer birer

    Meyveler salkım saçak taş.

     

    Bir bulut uçardı

    Başı boş bedava

    Yandı kül oldu

    Hüzün geldi

    Baş köşeye kuruldu

    Yoruldu yüreğim yoruldu

     

    Ağaç büyür

    Arkasından koşamam

    Kervan yürür peşi sıra düşemem

    Yıldız akar

    Uçsam da yetişemem

    Hüzün geldi

    Baş köşeye kuruldu

    Yoruldu yüreğim yoruldu

     

        Bedri Rahmi EYÜBOĞLU

     

     

     

     

     

     

    Yorum ( 9 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 22/1/2006 - Bababüyük'den İnciler...
  • Kategori: siirler

    Düşüne düşüne fikir eyledim

    Bu duman dağlara ne güzel uymuş

    Allah’ın emrine şükür eyledim

    Al yeşil bağlara ne güzel uymuş

     

    Camiye sararlar horasan halı

    Ben deli değilim yar etti deli

    Tanrının aslanı Hazreti ALİ

    Düldüle Zülfikar ne güzel uymuş

     

    Ulu camilerde bulunur minber

    Başına örtünmüş ipekten çember

    Beytullah'ı yaptı Halil Peygamber

    Kuran Peygamber'e ne güzel uymuş

     

    Davulu çalarlar dünya ya zinnet

    Altunal kimseden çekmiyor minnet

    Gavura cehennem mümine Cennet

    Bu halta şeytana ne güzel uymuş

                Efraim ALTUNAL---Cevizli köyü

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 20/1/2006 - ..........BEBEK..........
  • Kategori: siirler

     

    Merhabalar sefa geldin hoş geldin

    Başı dertli yüreğinde kor bebek

    Yolumu kaybettin neden şaş geldin

    Şimdi bir meleksin bekle gör bebek

     

    Önce sürünürsün sonra yürürsün

    Daha yavrucaksın bekle büyürsün

    İhaneti çok sonradan görürsün

    Bu alemde insan olmak zor bebek

     

    Bakarsın gelmişsin okul çağına

    Bir sevgili düşer gönül bağına

    Sakın düşme sen bu aşkın ağına

    Karnı açtır pişirmeden yer bebek

     

    Gün gelir beyazlar o siyah saçın

    Umut yeşermeden kararır için

    Sende zaman gelir yüklersin göçün

    Uçar bedenimden gider sor bebek

                  Behram ALTUNAL

    Yorum ( 12 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 19/1/2006 - ÇOK ÖNEMLİ!!!!
  • Kategori: size secilenler

    T.C.

    İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

    Afet Koordinasyon Merkezi

    AKOM

                                                                                                       18.01.2006

                                                   Saat:09.00

    METEOROLOJİK UYARI VE DEĞERLENDİRME!

     

    ŞİDDETLİ SAĞANAK YAĞMUR, KUVVETLİ FIRTINA, DONDURUCU SOĞUK HAVA VE KAR YAĞIŞI VE TİPİYE DİKKAT!

     

    Yurdumuz Sibirya üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girecek. Soğuk havanın 23 Ocak Pazartesi gününden itibaren, Şubat ayı başına kadar etkili olacağı tahmin ediliyor.

     

    ·        Perşembe sabah saatlerinde başlaması beklenen sağanak yağmurun öğle saatlerinde şiddetini artırarak yağması bekleniyor. Yağışın özellikle şehrin güney kesimleri (sahil yolu güzergâhı), boğaz hattı boyu güzergâhı ve Anadolu yakasında daha etkili olacağı tahmin ediliyor. Şiddetli sağanak yağış nedeniyle oluşması muhtemel su baskınları, taşkınlar ve göllenmelere karşı hazırlıklı ve tedbirli olunması gerekmektedir.  

    ·        Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece, hava sıcaklıklarında beklenen 6–8 derecelik düşüşle birlikte yağışların karla karışık yağmura, Cuma günü ise yüksek kesimlerde (Binkılıç, Çatalca,  Aydos tepesi gibi kesimlerde) kar yağışına dönmesi bekleniyor. Cuma gecesi hava sıcaklığının -2 dereceye kadar düşmesi bekleniyor. Bu nedenle Cuma gecesinden itibaren oluşması muhtemel buzlanmaya karşı direkt rüzgâr alan yollar, köprü ve viyadükler başta olmak üzere önemli güzergâhlarda hazırlıklı ve tedbirli olunması gerekmektedir.

    ·        Pazartesi günü rüzgarın hızını artırarak fırtına seviyelerine (saatte 80-90 km. hızla) ulaşması bekleniyor.  Aynı gün yağışlarında kara dönüşeceği tahmin ediliyor. Fırtınanın kar yağışını tipiye çevirmesi ve görüş mesafesini düşürerek trafikte aksamalara neden olması bekleniyor.

    ·        Pazartesi gününden itibaren hava sıcaklıklarının gündüz bile -5 derecelere kadar düşeceği tahmin ediliyor. Hissedilen sıcaklıkların ise -20’lere kadar gerilemesi bekleniyor. Açık alanlarda barınan kimsesizler başta olmak üzere, soğuk hava nedeniyle donarak ölümleri önlemek amacıyla gerekli hazırlıkların ve tedbirlerin alınması gerekmektedir.

     

             AFET KOORDİNASYON MERKEZİ

           Ahmet KÖSE

                          Meteoroloji Mühendisi                                                                 

    Yorum ( 3 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 19/1/2006 - UYKULAR
  • Kategori: yazilar

     

    Yaklaşık iki aydır her gece olduğu gibi dün gecede oturduğum koltuk üzerinde sızmışım.

    Saat kaç olmuştu yatağıma gittiğimde ,nasıl kalktım,nasıl gittim hatırlamıyorum.

     

    Bir böyle uykuları severim çok(tabiri caizse şekerleme yapmayı)bir de sabah uykularını.

    Hani erkenden kalkman gerekir,kahvaltı masasını hazırlayacaksındır,çocuk okula,eşin ve sen işe gideceksindir ya,hani saatin sesi çivi gibi batar ya kulağına,hani o saati her sabah kırmaya niyet edersin ya sesini duyunca işte o uykular....

    Bu sabah eşimin sesiyle uyandım 6 30 da.Bana gördüğü rüyayı anlatıyordu(((askerler kuşatmış her yeri,insanlar koşturuyor,anonslar yapılıyor uyarı için vs vs..

    Bak görürsün yakında deprem olacak yine dedi.

    Adapazarı ve Düzce depremlerinde yine böyle askerler görmüştü rüyasında.

    Ve birkaç gün içinde deprem görüntülerini izledik.

     

    Allah sonumuzu hayır etsin.

    Offfff içim karardı vallahi sabah sabah,inanın oğlumu evde bırakıp çıkmak gelmedi hiç içimden ,korku sardı beni.Ama geldim ve işyerindeyim,yine hatırladım askerleri ve size anlatarak rahatlamak istedim.

    Bunları yazarken deprem görüntüleri geliyor aklıma.

    Annenin ve enkaz altında kalan bebek,boynu kırılmış bütün gazetelerde manşet olmuş ,şu an yaşayan kız çocuğu,yıkık dökük binalar,yardıma koşan insanlar,ağlayanlar,enkazdan çıkarılanlar,çadırdaki hayatlar,iş makinalarının kaldırdığı enkaz kalıntıları arasından çıkan cesetler

    RABBİM hepimizi korusun.Umarım yarınlarımız depremsiz geçer,umarım sevdiklerimizin acısını Allah'ım bize göstermez.

    Allah hepimizin yardımcısı olsun.

                              Suzan ÖZKOÇ

     

    Yorum ( 5 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 18/1/2006 - Neden?
  • Kategori: size secilenler

    Yorum ( 23 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Hayat ve İnsana ait tüm duyguların paylaşıldığı siteme siz de davetlisiniz

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • cemre
  • ikizler
  • caglar
  • elki
  • ilkayoguzhan
  • shekkercik
  • nevaay
  • gulsah20
  • tuense
  • cadikazani38
  • samanyoluaydin
  • unutmabeni
  • clematis
  • simarik
  • wintersun
  • dungeon dungeon
  • ilhanm
  • Ahmet BIÇAKCI
  • murattkara
  • sekeragaci
  • burakcam
  • ataberk
  • geyiksever
  • esmerbuluta
  • onurhanciiim
  • aylin2
  • karamelek38
  • Sayfa: 1 - Toplam: 5
    | Sonraki Sayfa